TUT BENİ EY ORUÇ

TUT BENİ EY ORUÇ.

Tut beni Ey Oruç!
Tut ki, hapsolayım içinde.

Elli yıldır kimleri gördüm, tanıdım.
Kimi apaçık uzakta bana,
Kimi ise sözde yakınlar.
Yakınlar acıtırken canımı,
Yakından atılan taşlar incitirken beni;
Bir sen incitmedin beni, bir sen terk etmedin.

Yanımdaydın, dosttun, acı söyledin ama;
Doğruyu söyledin hep.
Şeksizdin, şemalsizdin, riyasızdın;
Aç bıraktın, açlığı hatırlattın, açlığımı gösterdin…

Açlığım…
Dünyaya, aşka, ebede….

Midemi doldurduğum ve giderdiğim açlıkları,
Açlıktan saymıyorum.
Gideremediğim açlıkları hatırlattın hep bana.
Gideremediğim susuzluğum yaktı beni,
Yalancı okyanuslar arasında.

Dudaklarım ıslaktı,
Ama içimde tarifsiz bir yangının alevi.
Sen dokundun ve alev söndü.
Sen alevlere de hükmedensin;
Bana da hükmet Ey Oruç!
Beni de tut!

Gazze yanıyor,
Arakan, Çeçenya, Halep alevler içinde.
Mazlumlar ağlıyor, vicdanlar iflas.

Tut beni Ey Oruç!
Sımsıkı, kaçırmamacasına, daha güçlü tut!

Senin yanına yollarken Aşk da böyle tembihlemişti.
Beni bu saatten sonra bir sen tutarsın, bir sen anlarsın.
Bu saatler benim tutulma saatim,
Yoksa…..
Başlarına bela olurum;
Görmeyen gözlerin, sızlamayan vicdanların.

Tut beni Ey Oruç!
Sımsıkı tut beni.

Bitkin düşeyim,
Lal olsun dillerim, tutmasın ellerim,
Ve;
O’ndan başkasını görmesin gözlerim.
O’na götür beni, O’na yolla.
Geldiğim yere, o aşk iklimine…
Yok burada tutacaksan da,
Ve daha bitmediyse çilemiz,
zaman bırakma bizi.

Tut beni, tutsak et beni, bırakma!
Burada beni hep seninle bilsinler, seninle görsünler.
Seni görmediklerinde yanımda,
Seni sorsunlar bana.
Beni de senden sordukları gibi….

Güneşte bir başkgüzelsin,
Seni gören ay, bir başkgüzel.
Velhasıl aylara da güzellik katansın, bana da.
Sensiz yokum, hiçim, boşluktayım.
Sensin beni tamamlayan,
Tut beni, bırakma.

Hatta daha sıkı, sımsıkı;
Her zamankinden daha çok,
Sahur’un, iftarın, teravihinle sar beni,
Uykusuz gecelerle,
Alev gibi yanan gündüzünle;
Susamışlığımla, aczimle, çaresizliğimle,

Tut beni Ey Oruç,
Tut beni, Ya Oruç!

Erdal ÇİL.

cerdal48@gmail.com

Yazar: Erdal Çil

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir