Bir kültür, inanç ve sanat yolculuğunu daha büyük ailemizle birlikte yaşamanın gururunu duymaktayız.
Her etkinliğimizde olduğu gibi, bu buluşmada da geçmişimizin izlerini takip ederek, kültürümüzün derinliğini, inancımızın huzurunu ve sanatımızın eşsiz mirasını hep birlikte hissettik.
Kültür, tek başına bir kelime değildir; tarihin içinden süzülüp gelen bir yaşam biçimidir.
Bir toplumun hem yaşadıklarını hem de yaşattıklarını, hem inandıklarını hem de ürettiği sanatın köklerini taşır.
Bizler de bu anlayışla, üyelerimiz ve yakınlarımızla birlikte her etkinlikte bilgiye, birlikteliğe ve kardeşliğe doğru bir adım daha atıyoruz.
Ailemizin büyüdüğünü, güçlendiğini, birbirine daha sıkı bağlarla kenetlendiğini görmek bizler için tarifsiz bir mutluluk.
Etkinliğimiz, Çandarlı’da PİTANE ALMİRA Cafe & Restoran’da keyifli bir kahvaltı ile başladı. İşletme sahibi Muharrem Bey’in samimiyeti ve misafirperverliği güne güzel bir ışık kattı.
Ardından Çandarlı Kalesi’nin taşlarına dokunarak tarihin sesini dinledik, geçmişin izleriyle buluştuk.
Sonrasında Yalınayak Dede Türbesi’nde dualarımızı ederek inancımızın huzurunu yaşadık.
Dikili’de kısa bir çay molasıyla denizin nefesini içimize çektikten sonra, Bergama’da insanlık tarihinin en önemli miraslarından biri olan Asklepion’u ziyaret ederek dünyanın ilk hastanesinin hikayesini birlikte öğrendik.
Devamında Bergama BEFEM Derneği Başkanı Sayın Hasan Türken ve ekibinin sıcak karşılamaları, Bergama kültürü üzerine sundukları değerli bilgiler, gönlümüze kardeşlik duygusunu bir kez daha işledi.
Günün son durağında Parşömen ustası Sayın Hazel Aymaz ile buluşarak, “nefes alan tarih” olarak bilinen parşömenin hikayesini dinledik ve sanatın nasıl ölümsüzleştiğine bir kez daha tanık olduk.
Bu anlamlı yolculukta bizlere eşlik eden tüm üyelerimize ve yakınlarına gönülden teşekkür ederiz.
Hem kültürümüzü yaşatmak hem de büyük ailemizi her geçen gün daha da büyütmek bizler için büyük bir onur.
Her zaman söylediğimiz gibi: Biz büyük bir aileyiz.











