Başkan’ımızın Konuşma Metni

Saygıdeğer gönül dostlarımız. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Türk kültürüne sevdalı ve Türk kültürüne hizmet etmeyi kendisine düstur edinmiş bir derneğin başkanı ve yöneticilerinden biri olarak hepinize teşekkürlerimi iletmeyi bir borç bilirim.

İzninizle öncelikle derneğimizin yaptığımız etkinliklerden biraz bahsetmek istiyorum. Önceden bağlı olduğum Federasyonumuz 12 Ocak 2015 tarihinde kurulmuş ve Dede Korkut Yörük Türkmen Federasyonu adını almıştır. Bu ismi seçmemizdeki temel sebep federasyonumuzun ilk başta 5 daha sonra 6 olmak üzere Yörük Türkmen derneklerinden müteşekkil olması ve tabii ki hem Yörük Türkmen, hem de genel Türk kültürünün mihenk taşlarından Dede Korkut’un adını ismimizde yaşatma isteğimizden kaynaklanmıştı.

Kurulduğu andan itibaren Türk kültürüne hizmeti, kültürümüzü yaşatmayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı temel parola ve ilke edinmiş olan federasyon yöneticisi olarak ilk etkinliği 6 Mayıs 2015 ile 10 Mayıs 2015 tarihleri arasında ayında, İzmir’in Gaziemir ilçesinde gerçekleştirilmiştir. Bu etkinlikte Azerbaycan, Irak, Suriye, İran ve Makedonya’dan misafirlerimiz ve ülkemizden yedi bölgeden de katılan dernek, federasyon ve konfederasyon yöneticileri katılmıştır. Bu etkinlikte Yörük Türkmenlerin sadece dağlarda ve köylerde yaşamadığını, şehir merkezlerinde de varlıklarını sürdürdüklerini ve burada yaşayanların da gelenek ve göreneklerini unutmaması amacıyla çeşitli tiyatro etkinlikleri, şiir dinletileri, Mehter Takımı ve halk dansları ekipleri gibi görsel sanatlar ile türkülerle Türk kültüründen unsurları katılımcılara sunmayı hedefledik. Bu anlamda etkinliğimizin sanatsal tarafına bilimi de dahil etmek amacıyla Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü’nden akademisyenlerin katılımıyla hem sanat hem de bilgi dolu beş günlük bir şenlik gerçekleştirdik.

Federasyon yöneticisi olarak ikinci etkinliği Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü’nün Çeşme Ilıca Otel’de gerçekleştirmiş olduğu “III. Uluslararası Türk Dünyası Kültür Kongresi: Dede Korkut ve Türk Dünyası” kongresine katıldık. Kongrenin gerçekleştirildiği otelde kongreye görsel katkı anlamında bir Yörük Türkmen köşesi kurduk. Burada Ege ağzıyla yağlık İç Anadolu ağzıyla poşi olarak bilinen geleneksel kıyafetimizden bir parçayı yurt içi ve yurt dışından gelen akademisyenlere armağan ettik. Yine kültürümüzün vazgeçilmezlerinden olarak kımız, keçi tuluğunda yapılan ayranımız, Ege Bölgesinin önemli ürünlerinden incir gibi sunumlarımızla değerli bilim insanlarına güzel bir sunum yapmaya çalıştık ve böylesi büyük bir organizasyona katkı sağladık. Bir yıl içerisinde böylesi iki büyük organizasyonda yer alarak Türk kültürüne hizmet yolunda ne kadar istekli ve azimli olduğumuzu da göstermeye başladığımızı da düşünmemiz herhalde yanlış olmaz.

2016’ya geldiğimizde ilk etkinlik olarak Nevruz Bayramı’nda 20 Mart tarihinde İzmir-Buca Fen Lisesi ve Buca ilçesindeki 9 okul ile ilçe milli eğitim müdürlüğü aracılığıyla genç kardeşlerimize, geleceğimiz öğrencilere sunumlar gerçekleştirdik. Yörük Türkmen çadırı, ayran ve pilav ikramı ile lise öğrencilerine Türk kimliğini anlatmak için çabaladık.

Derneğimiz adına ilk olarak 2016 yılında on dördüncüsü yapılan ve ilk defa bir temayla, bozkır/ Türk kültürü temasıyla gerçekleştirilen İzmircon adlı etkinlikte yer aldık. Yaklaşık 4000 kişinin katıldığı ve yaşları 12 ila 30 arası değişen ciddi bir kitlenin yer aldığı bu etkinlikte Türk kültürü sunumunun yapılmasında Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü ile birlikte yoğun bir mesai harcadık ve özellikle Amerikan ve Japon kültürü etkisi altındaki fantastik edebiyat ve bilim kurgu kültüründen etkilenen genç kardeşlerimize Yörük Çadırı, kımız ve ayran ikramı, dombra dinletisi ile destan ve masal dinletisi yanında Maltepe Askeri Lisesi tarafından hazırlanan Türk mitolojisi sergisiyle ve Türk silahlarıyla kültürümüzden, elimizden geldiğince bilgi ve görsellik aktarmaya çalıştık.

Dernek olarak 2016 Eylül ayında Menderes Yörük Türkmen Derneği ve Menderes Belediyesi Katkıları ile 100 Çocuk sünnet ettirerek Erkekliğe ilk adımlarının atılmasını sağlayan şenliği yaptık. Her ne kadar kültürümüzde ki örnekler olsa da inancımız gereği böyle bir organizasyonda bulunduk. 2017 Yılının mayıs ayında Çeşme ilçesi Ulusoy Denizcilik Meslek lisesi ile Erasmus Projesi kapsamında Letonya,Romanya,Fransa,İtalya ve Türkiye’deki okul öğrencilerine 1 Nci Gün Nazar boncuğu işlemesi, Deve, At, Tavus Kuşu,Çanak Çömlek,Yöresel tatlarımızdan gözleme,Ayran ve Kımız ikram ettik. 2 Nci Gün Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enistütüsü ile de işbirliğiyle Erasmus Projesi kapsamında misafirlerimize Eski yaşantımızdan görseller sunarak ( Kıl çadır,Ayran, Yöresel kıyafetler) kültürümüzü görsel olarak sunumunu yaptık. 2018 Yılının Nisan Ayında 23 Nisan Çocuk Şenlikleri kapsamında Gaziemir Belediyesi yardımı ile Festival alanında Stan alarak Kültürümüzdeki görsel materyallerin tanıtımını yaparak, Yurt dışından ve yurt içinden gelen çocuk ve halkımıza sunum yaptık Dernek olarak yegane düşüncemiz kültürümüzü sunmak için bilim ve sanata ihtiyacımız olduğudur. Kültürümüzü hem akademik hem de sanatsal anlamda tanımak, sahip olduğumuz malzemeyi kullanmak, taşımak, aktarmak ve yaşatmak ile sürdürülebilirliğini sağlayıp güncellemek gerektiğinin farkındayız. Son hızda gelişen dünyada kültür endüstrisinin hızına yetişmek için canla başla çalışmamız ve üretmemiz gerektiğini adeta bir ödev gibi bilip, kabullenip bu bağlamda üretime geçmek için sürekli çalışma halindeyiz.

Kültürümüzü korumak ve yaşatmanın yanında hak ettiği değere yüceltmenin ve özellikle genç kuşaklara aktarıp onlarla yaşatmanın yolunun bilim ve sanattan geçtiğini biliyoruz. Bu anlamda Yunus Emre Yörük Türkmen Derneği ne yapılması gerekiyorsa en önde olmaya ve en çok emeği vermeye hazır olduğumuzu belirtmek istiyorum.

Ben bir Türkmen olarak doğdum, bir Türkmen olarak öleceğim. Bu kültürü korumak ve yaşatmadaki görevimin bilincindeyim. Bunu da Ulu Önder Atatürk’ün de belirttiği gibi yeni nesillerle mümkün olacağını da biliyorum. Bizler bilimle ve sanatla geçmişteki güzelliklerimizi, miraslarımızı geleceğe, yarınlara aktarmakla mükellefiz, böylesi bir misyon taşıyoruz. Oğuz Kağan’dan Dede Korkut’a, Köroğlu’ndan Yunus Emre’ye, Sibirya’dan Balkanlara, Doğu Türkistan’dan İzmir’e, dombrasıyla, tarıyla, türküsü ve küyüyle, keşkeğiyle, kımızıyla, çapanıyla poşisiyle, zeybeğiyle lezginkasıyla Türk kültürünün bir ve bütün olduğunu, Türk Dünyasının bizim yegane varlığımız olduğunu bilip bu bilinçle kültürümüze sevdalıyız.

Bizleri böylesi bir çalışma temposuna sokan siz büyüklerimize, bilim ve kültür adına çalışan beyefendilere ve hanımefendilere sonsuz teşekkürlerimi iletirim.

Saygılarımla.

Yunus Emre Yörük Türkmen Derneği Başkanı Nihat Erçetin

Yazar: SalihTaner

Chef

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir